SANTRAL İSTANBUL

Silahtarağa Elektrik Santralı, Osmanlı Devleti’nin kent ölçekli ilk elektrik santralidir. Tesis, İstanbul’un en eski endüstri bölgesi olan Haliç’te kurulduğu 1911’den 1983’e dek kente elektrik sağlamıştır. Silahtarağa Elektrik Santrali benzersiz bir ulusal endüstriyel miras niteliği taşımaktadır.

Haliç’in yukarısında Silahtar ve Kağıthane dereleri ağzında kurulan santral için bu mevki (Silahtarağa), su

ve kara nakliyatına elverişli bulunması, fabrika için gerekli soğutma suyu sağlayabilmesi açısından da en uygun yer olarak görülmüştür. Yaklaşık 120.000m2’lik bir alan üzerinde kurulan üretim kompleksi, çalışlma ve yaşam birimleri olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Buhar enerjisiyle çalışan Santral için kömür ulaşım ve depolama tesisleri mimari kurguda önemli bir yere sahiptir. Santral’in kazan dairelerinin hemen önünde kömür deposu ve bu deponun rıhtımla bağlantısını sağlayan havai hat bulunmaktadır. Santral için gerekli olan ve Zonguldak’tan (34E/805) gemilere yüklenen taş kömürü, Haliç’in dolması nedeniyle önce Boğazda yer alan Kuruçeşme kömür hattına, oradan da layterler vasıtasıyla santrale nakledilmektedir. 1914 de bir kompleks olarak kurulan ve zaman içerisinde eklemeler ile gelişen santral, 1937 yılında Nafia Vekaleti tarafından satın alınan 1939 yılında çıkarılan bir kanunla kurulan İ.E.T.T.’ye bağlanmıştır. 1974 yılında Türkiye’nin enerji ihtiyacının sadece %3.74’ünü karşılayabilmekte idi.

Silahtarağa Elektrik Santralı’nın santralistanbul’a dönüştürülmesine yönelik çalışmalar, kamu, özel kesim ve sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla yürütüldü. Türkiye’de kültür-sanat alanında bugüne kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı dönüşüm projelerinden biri olan santralistanbul, 8 Eylül 2007'de açıldı. santralistanbul bünyesinde, eski makine dairelerinin korunarak dönüştürülmesiyle oluşturulan, Türkiye’nin ilk endüstriyel arkeoloji müzesi bulunmaktadır.